acun

mertali
Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı'nın, Elazığ depremi nedeniyle zarar gören vatandaşlar için başlattığı yardım kampanyasında 51 milyon TL bağış toplandı. En çok bağışı yapan isim ise 2 milyon TL ile Cemil Kazancı oldu.

kiraz sapının faydası

padisah
kiraz sapının faydası
kelebeksozluk.com/foto

Kirazın faydaları nelerdir?
Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden kiraz, adeta şifa deposu… Sağlığa birçok faydası olan kiraz cinsel sorun yaşayanların da yüzünü güldürüyor…
Kiraz, C, A, K vitaminleri ile fosfor, demir ve kalsiyum gibi mineraller bakımından iyi bir kaynağa sahip. Uzmanlar, sindirim sorunu yaşayanlara kiraz tüketmelerini önerirken; diğer yararlarını da şöyle sıralıyor…
Kirazın yararları:
-Antioksidan etkisiyle kansere karşı koruma sağlar.
-Kalp ve damar sağlığını korur.
-Hafıza sorunlarını giderir.
-Nörolojik hastalıkların görülme riskini azaltır.
-Diyabet riskini düşürür.
-Cildi korur, yaşlanma belirtilerini geciktirir.
-Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korur.
-Yatmadan birkaç saat önce kiraz yerseniz eksik melatonin tamamlanır ve uykuya geçiş kolaylaşır.
Kirazın sadece kendisi değil, sapı da çok faydalı… Çöpe attığınız kira sapını kaynatıp, çayını yaparsanız sağlığınız açısından oldukça olumlu geri dönüşler alabilirsiniz.

hijyen ve sanitasyon

padisah
Sanitasyon terimi, Latince “sanitas” kelimesinden türetilmiş ve 'sağlıklı' anlamına gelen, hijyenik ve sağlıklı koşulların oluşturulması ve korunması olarak tanımlanmaktadır. ... Hijyen ve sanitayon iç içe olup her ikisi birbirini tamamlayan

yılan

padisah
yılan
kelebeksozluk.com/foto

Yılanlar, Pullular takımına ait uzun, ayaksız etçil sürüngenlerdir. Serpentes alt takımının üyeleri, ayaksız kertenkelelerden dış kulakların ve göz kapaklarının olmayışı ile ayırdedilirler. Bütün pullular gibi yılanlar da, vücudu üst üste binen pullarla kaplı ektotermik amniyot omurgalılardır.

firuz kanatlı

padisah
Firuz Kanatlı, Türk iş adamı, Eti Şirketler Grubu'nun kurucusu ve onursal başkanı. 1932 yılında Eskişehir'de doğmuştur. İlkokul üçüncü sınıfa kadar Eskişehir'de okumuştur. Daha sonra Galatasaray Lisesi'ne gitmiş ve oradan mezun olmuştur. Cenevre Üniversitesi'nde işletme okumuştur.
Doğum tarihi: 1932, Eskişehir
Ölüm tarihi ve yeri: 18 Ekim 2017, Acıbadem Eskişehir Hastanesi, Eskişehir
Ebeveynler: Ahmet Kanatlı
Kuruluş: Eti
Çocuklar: Firuzhan Kanatlı, Aydan Kanatlı, Gülden Kanatlı Derbil
Eğitim: Cenevre Üniversitesi, Galatasaray Lisesi

yusuf aslan

padisah
Yusuf Aslan, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu kurucularından olan ve 1972 yılında idam edilen Çerkes asıllı Türk sosyalist devrimci. Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan'la birlikte idam edilmiştir.
Doğum tarihi: 1947, Yozgat
Ölüm tarihi ve yeri: 6 Mayıs 1972, Ankara
Defnedildiği yer: Karşıyaka Mezarlığı, Ankara
Ölüm sebebi: İdam
Eğitim: Orta Doğu Teknik Üniversitesi (1966–1972)
Kardeşleri: Emel Bilik

tolga sarıtaş

padisah
Tolga Sarıtaş, Türk dizi oyuncusu. Aslen Sivaslı olan sanatçı, İstanbul'da doğup büyüdü. Halil Akkant Lisesi'nden mezun oldu. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra ilgisi tamamen oyunculuğa yönelen Sarıtaş, Esenyurt Belediye Tiyatrosu ve Tiyatro Zeytindalı'nda tiyatro sahnelerinde yer aldı.
Doğum tarihi: 30 Mayıs 1991 (28 yıl yaşında), İstanbul
Boy: 1,81 m
Eğitim: İstanbul Üniversitesi
Kardeşleri: Gencay Sarıtaş
Adaylıklar: Uluslararası Emmy En İyi Erkek Oyuncu Ödülü

hasan ali yücel

padisah
hasan ali yücel
kelebeksozluk.com/foto

Hasan Âli Yücel, Türk felsefe öğretmeni, eski millî eğitim bakanı, Köy Enstitüleri'nin kurucusu. Hasan Âli Yücel, 17 Aralık 1897'de İstanbul'da doğdu. Baba tarafından posta nazırı Göreleli Hasan Ali Efendi'nin, anne tarafından ise Japon sularında batan Ertuğrul fırkateyni süvarisi deniz albay Ali Bey'in torunudur.
Doğum tarihi: 17 Aralık 1897, İstanbul
Ölüm tarihi ve yeri: 26 Şubat 1961, İstanbul
Eğitim: İstanbul Üniversitesi
Bitirdiği okul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Çocuklar: Can Yücel, Canan Yücel Eronat

ketojenik

padisah
Ketojenik diyet veya düşük karbonhidrat, yeterli protein, yüksek yağ diyeti ya da kısaca düşük karbonhidratlı diyet, daha Türkçe ve basitleştirilmiş haliyle şekersiz, nişastasız diyet, ...
Kullanıcıların yaptığı diğer aramalar: Diyet, Karbonhidrat, Zayıflama,

bakır

padisah
Bakır (Cu)

H Periyodik tablo He
Li Be B C N O F Ne
Na Mg Al Si P S Cl Ar
K Ca Sc Ti V Cr Mn Fe Co Ni Cu Zn Ga Ge As Se Br Kr
Rb Sr Y Zr Nb Mo Tc Ru Rh Pd Ag Cd In Sn Sb Te I Xe
Cs Ba Hf Ta W Re Os Ir Pt Au Hg Tl Pb Bi Po At Rn
Fr Ra Rf Db Sg Bh Hs Mt Ds Rg Cn Nh Fl Mc Lv Ts Og
La Ce Pr Nd Pm Sm Eu Gd Tb Dy Ho Er Tm Yb Lu
Ac Th Pa U Np Pu Am Cm Bk Cf Es Fm Md No Lr

Temel özellikleri
Atom numarası 29
Element serisi Geçiş metalleri
Grup, periyot, blok 11, 4, d
Görünüş Metalik kahverengidir
Bakır
Kütle numarası 63,546(3)[1] g/mol
Elektron dizilimi Ar 3d10 4s1
Enerji seviyesi başına
Elektronlar 2, 8, 18, 1
CAS kayıt numarası 7440-50-8
Fiziksel Özellikleri
Maddenin hâli katı
Yoğunluk 8,96 g/cm³
Sıvı hâldeki yoğunluğu 8,02 g/cm³
Ergime noktası 1357,77 °K
1084,62 °C
Kaynama noktası 2835 °K
2562 °C
Ergime ısısı 13,26 kJ/mol
Buharlaşma ısısı 300,4 kJ/mol
Isı kapasitesi 24,440 J/(mol·K)
Atom özellikleri
Kristal yapısı Kübik
Yükseltgenme seviyeleri (2+), (1+)
Elektronegatifliği 1,90 Pauling ölçeği
İyonlaşma enerjisi 745,5 kJ/mol
Atom yarıçapı 132±4 pm
Atom yarıçapı (hes.) 145 pm
Kovalent yarıçapı 138 pm
Van der Waals yarıçapı 140 pm

Elektrik direnci 16,78 nΩ·m (20°C'de)
Isıl iletkenlik 401 W/(m·K)
Isıl genleşme 16,5 µm/(m·K) (25°C'de)
Ses hızı 3810 m/s (20 °C'de)
Mohs sertliği 3,0
Vickers sertliği 369 MPa
Brinell sertliği 874 MPa
Bakır, 1B geçiş grubunda yer alan kimyasal element. Bakır, Dünya'nın hemen hemen tüm bölgelerinde bulunması nedeniyle geniş ölçüde üretiminin yapılabilmesi, elektriği diğer bütün metaller içinde gümüş sonra en iyi ileten metal olması ve endüstriyel önemi yüksek, pirinç, bronz gibi alaşımlar yapması gibi nedenlerden ötürü geniş bir kullanım alanına sahiptir. Simyacılar tarafından element Venüs simgesi ile gösterilmiştir.

ardıç ağacının faydaları

padisah
ardıç ağacının faydaları
kelebeksozluk.com/foto

Ardıç ağacı üremek için kuşlara ihtiyaç duyar. Ağacın dallarından döktüğü tohumları çiğneyip sindirdikten sonra dışkılama yolu ile toprağa bırakırlar. Böylece ardıç ağacı yeniden yeşerebilir. Meyvesinden dallarında kadar şifa veren ardıç ağacı eski yıllardan beridir alternatif tıpta kullanılır. Tarihi geçmişi çok eski yıllara dayanan ardıç ağacı, medeniyetler tarafından farklı amaçlarla tüketilmiştir. Yakıldığında güçlü kokusu olan ardıç ağacı, Yunanlılar tarafından ruhsal hastalıkların tedavisi için yakılırdı. Ormanlara eşsiz kokusu ve görüntüsünü bırakan ardıç ağacı, ılıman bölgelerde ağaç olarak yetişir. Ancak daha soğuk iklimlerde ise çalı boyuna kadar uzar. Kozalakları ardıç ağaçlarını çeşitlendirir. Silisik asit barındıran ardıç ağacı güçlü ve dayanıklı bir yapıya sahiptir. Ardıç ağacında üzüme benzer meyveler çıkar. Bu meyveler büyüdükçe kozalak şeklini alır. Tohum halinde ise toplanarak kozmetik ve ilaç sektöründe kullanılır. Tohumlar halk arasında bicari ve cücek de adlandırılır. Meyvesinden, dalları ve yapraklarına kadar faydalı olan ardıç ağacı  reçine, kalsiyum, pentosan, junioerin, glikoz, uçucu yağlar, sakaroz, manganez,mangan, demir, bakır, organik asitler, tanen, potasyum ve C vitamini bakımından oldukça zengindir. Tohumu, yaprakları ve dallarından çay yapılır. Krem olarak kullanılmak istendiğinde öğütülür. Ayırca içerindeki yağda çıkartılarak tüketilebilir. 

türbülans

padisah
türbülans
kelebeksozluk.com/foto

Türbülans veya Çalkantı bir sıvının ya da gazın hareket halindeki düzensizliğidir. Akışkan dinamiklerde, türbülans veya türbülanslı akışı, kaotik, stokastik özellik değişimleriyle tanımlanmış bir akış rejimidir.

h.eyübün hayatı

padisah
Ya'kûb -aleyhisselâm-'ın kardeşi Iys'ın neslindendir. Şam civârında yaşamıştır. Kendisine az sayıda kişi îmân etmiştir.

Dedesi Hazret-i İshâk -aleyhisselâm-'ın duâsı bereketiyle Allâh Teâlâ kendisine çok mal, mülk ve evlâd verdi. Hizmetçileri, tarlaları ve hayvanları çok boldu. Fakir, yetim ve dullara çok yardım eder, sofrasında fakir bulundurmadıkça yemek yemez, Allâh'ın kendisine verdiği nimetleri misâfirlere ikrâm etmeyi ziyâdesiyle severdi.

HZ. EYÜP'ÜN (A.S.) SABRI İLE İLGİLİ AYET
Ömrünün başlangıcında zengin, ortasında fakir ve garîbdir; sonunda ise şükrü ve darb-ı mesel hâline gelen sabrının netîcesinde tekrar ihsân-ı ilâhîye gark olmuştur. Cenâb-ı Hak, onun sabırdaki tahammülünü şu şekilde senâ eder:

إِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًا نِعْمَ الْعَبْدُ إِنَّهُ أَوَّابٌ
“...Gerçekten Biz Eyyûb'u sabırlı (rızâ hâlinde bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Dâimâ Allâh'a yönelirdi.” (Sâd, 44)

Eyyûb -aleyhisselâm- Şam civârında yaşayan insanlara peygamber olmuştur. Kur'ân-ı Kerîm'de ilâhî vahye mazhar bir peygamber olduğu şöyle bildirilir:

إِنَّا أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ كَمَا أَوْحَيْنَا إِلَى نُوحٍ وَالنَّبِيِّينَ مِنْ بَعْدِهِ وَأَوْحَيْنَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإْسْحقَ وَيَعْقُوبَ وَالأَسْبَاطِ وَعِيسَى وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَارُونَ وَسُلَيْمَانَ وَآتَيْنَا دَاوُدَ زَبُورًا

“(Habîbim!) Biz Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve (nitekim) İbrâhîm'e, İsmâîl'e, İshâk'a, Ya'kûb'a, esbâta (torunlara), Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a vahyettik…” (en-Nisâ, 163)

وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِ دَاوُدَ وَسُلَيْمَانَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَى وَهَارُونَ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ

“...Daha önce de Nûh'u ve O'nun soyundan Dâvûd'u, Süleymân'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u doğru yola (peygamberliğe) iletmiştik. Biz ihsân sâhiplerini işte böyle mükâfâtlandırırız.” (el-En'âm, 84)

HZ. EYÜP (A.S) VE ŞEYTANIN KONUŞMASI İLE HZ. EYÜP'ÜN (A.S.) SABRI

Eyyûb -aleyhisselâm-'ın mal-mülk zenginliği, evlâdları ve nâil olduğu bütün nîmetler imtihân-ı ilâhî olarak birer birer elinden alındı. Ardından ağır bir hastalığa dûçâr oldu. Ancak Hakk'a tevekkül ve teslîmiyeti ile, bedenine, malına ve evlâdına gelen musîbetlere karşı büyük bir sabır göstererek ilâhî takdîre râzı oldu.

O'nun dillere destân olan sabır ve teslîmiyeti, bir ibret numûnesi olarak insanlık târihine geçti.

Eyyûb -aleyhisselâm-'ın imtihânı peygamberlik devresine âittir. Başına gelen her türlü musîbet imtihânına, mel'ûn şeytan sebep kılınmıştır. O'ndaki fazîleti hazmedemeyen iblîs, insan kılığına girerek halk arasında:

“–Bu kadar nîmet ve bolluk içinde kulluk yapmak kolaydır. Eyyûb'u bir de darlık ve belâ ânında iken görmeli!..” diyor ve devamlı olarak O'nun îtibârını zedelemek istiyordu.

Bunun üzerine Allâh Teâlâ da, Eyyûb -aleyhisselâm-'ın kendisine olan tevekkül ve teslîmiyetini izhâr etmek için bu sevgili peygamberine çeşitli musîbetler verdi.

Cenâb-ı Hak, Eyyûb -aleyhisselâm-'ı imtihân etmeyi murâd edince, ilk olarak mallarını elinden aldı. Bir sel ile koyunlarını, bir rüzgar ile de ekinlerini mahvetti. Şeytan, çoban kılığına girerek hemen Hazret-i Eyyûb'a koştu. Eline geçen fırsatı değerlendirecekti. Ağlaya ağlaya olup biteni O'na haber verdi:

“–Ey Eyyûb! Büyük bir felâket oldu. Allâh Teâlâ senin bütün mal ve mülkünü telef etti.” dedi.

Hazret-i Eyyûb, bu haber karşısında telâşlanmadan, büyük bir tevekkül ve sükûnet içinde Rabbine hamd etti ve insan kılığına girmiş bulunan şeytana:

“–Mal ve mülkü bana Rabbim vermişti. Şimdi de aldı. Yegâne sâhip O'dur! Dilerse verir, dilerse alır!..” dedi.

Bu söz ve tavırlar, şeytanı perişan etmeye yetmişti.

Daha sonra ise Eyyûb -aleyhisselâm-'ın ders okumakta olan çocukları bir zelzele ile vefât etti. Şeytan bu sefer de feryâd ü figân ederek Hazret-i Eyyûb'un yanına geldi. O'nu isyân ettirmek için gözlerinden seller gibi yaşlar döküp:

“–Ey Eyyûb! Allâh Teâlâ evini bir zelzele ile yıktı. Bütün çocuklarını elinden aldı. Onların canhıraş feryadları dayanılacak gibi değildi. Sen hâlâ duruyor musun?” dedi ve hâdiseyi o kadar acıklı bir şekilde nakletti ki, Hazret-i Eyyûb'un tevekkül ve teslîmiyet ile yoğrulmuş kalbindeki merhamet hissiyâtı taşarak mübârek gözlerinden yaş geldi. Ancak bu imtihân karşısında da büyük bir sabır göstererek ilâhî tecellîye rızâ gösterdi.

Maksadına yine nâil olamayan şeytan öfkeden kudurdu. Yine birşeyler demek üzere idi ki Hazret-i Eyyûb:

“–Ey mel'ûn! Sen iblîs'sin ve beni Rabbime karşı isyâna teşvîk etmek istiyorsun! Bilesin ki evlâdlarım birer emânetti. Sâhibi geri aldı! Veren O, alan O; niçin incineyim? Ben, her ahvâlde Rabbime hamd eden bir kulum!” dedi

şeker ahmet paşa

padisah
Şeker Ahmet Paşa, Osmanlı ressamı, asker ve bürokrat. Asıl adı Ahmet Ali'dir. İstanbul'un Üsküdar semtinde doğdu. 1855 yılında Tıbbiye Mektebi'ne girdi. Tıp öğrenimini tamamlamadan Harbiye Mektebi'ne geçti. Harbiye Mektebi'nde aldığı anatomi ve perspektif dersleri ile resim yeteneğini geliştirdi.
Doğum tarihi: 1841, Üsküdar, İstanbul
Ölüm tarihi ve yeri: 5 Mayıs 1907, İstanbul
Sanat eserleri: Talim Yapan Erler, Manolya ve Meyveler, Karpuz Dilimli ve Üzümlü Natürmort, Diğer
Defnedildiği yer: Eyüp Mezarlığı, İstanbul
Eğitim: Şemsipaşa İlköğretim Okulu
Ebeveynler: Ali Efendi

sosyalizm nedir

padisah
Sosyalizm
1.üretim araçlarının kamunun, devletin elinde olması, ekonomik etkinliklerin kâr yerine insanların gereksinimlerini karşılaması gerektiğini öne süren, değer olarak emeğe önem veren, toplumun örgütlenmesinde köklü değişiklikler amaçlayan siyasal öğreti.
2.
bu öğretiye uygun toplumsal düzen.

hoşgeldin sefalar getirdin!


Kelebek Sözlük duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağı.

kayıt ol

size daha iyi hizmet sunmak için kelebek sözlük'de çerezler kullanıyoruz. kelebek sözlük sitesini kullanarak çerezlere izin vermektesiniz. detay
x