confessions

Aydoğdu

Yazar - Moderatör

  1. toplam entry 35
  2. takipçi 1
  3. puan 1098

mutluluk

Aydoğdu
Mutlu olmak sizin elinizde… Elbette mutsuz olmak da! Çünkü mutluluk gibi mutsuzluk da bir tercih meselesi. Hayata nasıl baktığımız, bardağın hangi tarafını gördüğümüz mutlu olup olmayacağımızı belirler…

beklemek neye kime göre

Aydoğdu
beklerken sabırsızlıkla sağa sola bakıldığında gelmez beklenen.halbuki çok daha zevklidir hiç bakmazken bir anda gelivermesi ve sanki onu beklemiyormuşcasına kendinden geçmek.

sigara tuketimini arttirir

beklentileri büyütür, umudu azaltır.

İlle görmek için mi beklenir güzel günler
Beklemek de güzel...

Sonu güzel biticekse eğer beklemek güzel şey tabi birde sonunu bile bile beklemek var o çok kötü,zamanı sonu değiştirmek için harcarız değişmiceni bile bile.

"Fakat beklemek lazım... Uzun zaman

gülmek

Aydoğdu
Gülmek, stres hormonunu azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. 6 yaşındaki bir çocuk günde ortalama 300 kez gülerken, yetişkinler yalnızca 15-100 kez gülerler.

nokıa

Aydoğdu
Dünyanın en çok satan telefonu iPhone değil Nokia'nın 2003 yılında satışa çıkardığı ve 250 milyon satan Nokia 1100'dur.

altın günü

Aydoğdu
Altın günleri, çoğumuzun çocukluğunda tanık olduğu kadın toplantılarıdır. Kadınların bir dönem en büyük sosyalleşme mecrası olarak kabul edilen bu günler epey şenlikli geçerdi. Bizler tabii çocuk olduğumuz için işin yiyecek kısmındaydık daha çok. Şimdi dönüp bakınca o altın günlerinde yaşanan olmazsa olmazlar eğlenceli geliyor tabii. Yine de keşke çocuk olup o günlere dönebilsek...

kelebek

Aydoğdu

Hayata bir tırtıl olarak başlayıp, pupa olarak devam eden muhteşem desenlere sahip kelebekler, kimisi 24 saat, kimisi ise 1-2 ay ömre sahip canlılardır. Muhteşem desenlerinin vardır
. Mesela, gece kelebeklerinin müthiş koku alma duyguları vardır. Erkek gece kelebekleri, 5 km uzaklıktaki dişinin kokusunu rahatlıkla alabilmektedir

deprem

Aydoğdu
Yer kabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir.
Deniz depremlerinin çok görüldüğü Japonya'da Tsunami'den 1896 yılında 30.000 kisi ölmüstür.

kayısı suyu

Aydoğdu
Bağırsakları çalıştırıcı etkisi, tok tutucu özelliği, düşük kalorisi ve tatlı krizlerine karşı iyi bir çözüm olması kayısıyı yaz aylarında kilo verme programlarının vazgeçilmez meyvesi haline getiriyor. Günde 4 adet taze kayısı 1 kase yoğurt veya 1 su bardağı kefir ile bir ara öğün olabileceği gibi kahvaltı sofralarında da peynir, yumurta ve yeşilliğin yanında tatlı ihtiyacını da karşılayan iyi bir alternatif oluyor.

Günde 4 kayısı tüketirseniz vücuda etkisi inanılmaz! İşte kayısının faydaları
BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR

Güçlü bir bağışıklık sistemi daha iyi hissetmemize yardımcı oluyor, daha enerjik hissetmemizi sağlıyor, bizi hastalıklardan koruyor. Yeterli ve dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli uyku güçlü bağışıklık sistemi için şart. Yeterli ve dengeli beslenmenin içerisine mevsim meyvelerini dahil etmek de önemli. Kayısı antioksidan içeriği, vitamin ve mineral örüntüsü ile bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardım ediyor. Özellikle A ve C vitamini sayesinde vücut direncini artırıyor.

Günde 4 kayısı tüketirseniz vücuda etkisi inanılmaz! İşte kayısının faydaları
KALBİ GÜÇLENDİRİYOR

Potasyum, C vitamini ve posa kalbi korumak için önemli. Kayısı bu üç önemli bileşen sayesinde kalp krizi, inme gibi çeşitli kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Ayrıca kan damarlarının ve arterlerin üzerindeki baskıyı azaltarak kan basıncını düşürüyor, fazla kolesterolün birikmesini önleyerek kalbin yükünü hafifletiyor.

Günde 4 kayısı tüketirseniz vücuda etkisi inanılmaz! İşte kayısının faydaları
Ancak kalp sağlığı için faydalı olan bu potasyum içeriğine böbrek hastaları dikkat etmeli. Çünkü böbrek hastalığında potasyum, fosfor gibi minerallerin kısıtlanması gerekebildiğinden böbrek hastaları mutlaka doktor ve diyetisyene danışmalı.

Günde 4 kayısı tüketirseniz vücuda etkisi inanılmaz! İşte kayısının faydaları
KANSERE KARŞI KORUYOR

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz "Kayısı antioksidan özelliği sayesinde serbest radikallerle savaşarak kansere karşı koruyucu özellik gösterir.

Günde 4 kayısı tüketirseniz vücuda etkisi inanılmaz! İşte kayısının faydaları
Özellikle kolon kanserinden korunmada posalı beslenme altın anahtardır ve kayısı posa içeriği ile de öne çıkmaktadır. Hem antioksidan özelliği hem posa içeriği hem de barındırdığı vitamin, mineraller kanserden korunmada etkilidir" diyor.

Günde 4 kayısı tüketirseniz vücuda etkisi inanılmaz! İşte kayısının faydaları
BAĞIRSAKLARI ÇALIŞTIRIYOR

Kayısı posa içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini hızlandırıcı etkiye sahip. Posa bağırsaktaki atıkların yumuşamasını ve bağırsaktan geçişinin hızlanmasını sağlayarak sindirimi kolaylaştırıyor ve kabızlığı önlüyor.

Son dakika: ABD'den, YPG/PKK'ya skandal destek açıklaması
Geri dönTüm Galeriler

patlamış mısır

Aydoğdu
Amerikalılar kişi başına yılda ortalama 50 litre patlamış mısır tüketiyor. İngiltere'de ise en popüler atıştırmalık cips iken, son beş yılda patlamış mısır satışında yüzde 169 artış kaydedildi.

Patlamış mısırın Amerika kıtasında çok eskilere dayandığı, Avrupa'ya sonradan geldiği biliniyor. Sapı üzerinde yediğimiz közlenmiş ya da haşlanmış mısır türü patlayan türünden farklıdır. Arkeologlar güney batı Amerika'daki çok sayıda mağarada patlayan türden mısır tohumlarına rastladı.

gezen tavuk yumurtası

Aydoğdu
Son zamanlarda medya yolu ile yaygınlaşan 'gezen tavuk' yumurtasını kullanan bazı satıcıların müşterileri kandırdığını duymuştumHalkın doğal yumurtaya bakış açısı, 'kirli olan yumurta doğal yumurtadır'
Bazıları da bunu kullanıyor ve yumurta fabrikalarından yarı fiyatına temin ettikleri kirli yumurtaları satın alarak, piyasaya üç-dört katı fazla fiyata 'gezen tavuk yumurtası' diye satıyorlar.
Köy yumurtalarının sarıları açık sarı veya az koyu sarı olur. Asla çok koyu sarı veya turuncu tonlarda olmaz.
Köy yumurtaları haşlamada daha çabuk pişer.
Besin değeri şehir yumurtalarına göre kat kat fazladır.

köfte

Aydoğdu
Köfte, Türk mutfağının önemli yemeklerinden biridir. Kısaca kıymanın değişik şekillerde kızartılmış halidir
En çok dalyan köfte ve sulu köfte severim

çikolata

Aydoğdu
İyi bir çikolata düz ve pürüzsüz olmalıdır. Eğer üzerinde renk değişiklikleri, yani koyudan açık renge doğru farklılıklar görürseniz, fazla sıcakta kalmış, kakao ve yağ yüzeyde kristalleşmiş demektir. Kaliteli bitter çikolataların rengi neredeyse kırmızıya çalan hoş bir koyu kahverengidir. Sütlü çikolata fazla koyu olmayan parlak kahverengi, beyaz çikolata ise saman sarısına çalan parlak fildişi rengindedir. Çikolatayı kırarak çıkan sesi dinleyin. Bitter çikolatanın sesi oldukça sert, sütlü ve beyaz çikolatanın sesi ise daha az serttir. İyi bir çikolata kırıntı yapmadan net bir şekilde kırılır.

İyi çikolata ağızda yağ tadı bırakmaz.
Eğer böyle bir tat alıyorsanız içerisinde kakao yağına ilave olarak bitkisel yağ kullanılmış demektir.

- Kaliteli bir çikolata kakao yağıyla yapılır. Kakao yağı vücut ısısında eriyen tek yağdır.

kış

Aydoğdu
Birçok insan buna söyleniyor biliyorum. Ama aslında bu tembellik yapmak için harika bir bahane. Yazın olduğu gibi aşırı üretken olmanız gerekmiyor çünkü yazın gölde yüzüyoruz, alışverişe gidiyoruz, barbekü yapıyoruz ve plajda ateş yakıp akşam 6'dan 9'a kadar vakit geçiriyoruz. Kışın kolayca bir battaniyeye sarılabilir, biraz da cips alıp sevdiğiniz TV programlarını saatlerce izleyebilirsiniz. İşte buna yaşamak denir.

zeytin ağacı

Aydoğdu
Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile zeytin dikeceksin mesela, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığın için

kauçuk

Aydoğdu
Kauçuk, Brezilya, Seylan, Meksika, Cava Adası, Orta ve Doğu Afrika'da yetişen bitki öz suyundan elde edilen bir liftir.
2 tür kauçuk bulunur; Doğal kauçuk, ağaçların öz suyundan yapılır. Sentetik kauçuk ise kimyasal endüstri tarafından yağdan üretilir.
Kauçuk, bugünkü endüstrinin önemli maddelerinden biridir. Birçok alanda kullanılır Motorlu ve motorsuz taşıtların tekerlekleri, çeşitli yağmurluklar, ayakkabılar, elektrikçilikte en önemli izoleler, düğme, tarak, kalem gibi maddeler, yapıştırma solüsyonları, vernikler, kauçuğun kullanıldığı alanlardır.
Kauçuk aslında bir ağaç adıdır. Bu ağacın kendisinden ve özsuyu olan lateksinden elde edilen maddeler endüstride kullanım sahası bulmuştur.
Kauçuğun en önemli özelliği yüksek bir elastikiyete sahip olması, yani eski haline dönebilen bir uzayabilirliğinin olmasıdır.
Kauçuk işleme endüstrisinin gelişmesinin ve kauçuğun hemen her sektörde kullanılmasının temelinde de bu vardır. Kauçuk, daha çok sütleğengiller (Euphorbiaceae) familyası bitkilerinde, ayrıca compositae, apocynaceae ve asclepiadaceae familyaları bitkilerinde bulunan lâteksin (bitkilerde süt görünümünde özsu) kurutulmasıyla elde edilen üründür.
KAUÇUK İSMİNİN SIRRI
Kauçuğun adı, Amazon bölgesi yerlilerinin dilinden geliyor(caa-o-cu – ağlayan ağaç). Brezilya'da eskiden kurutulmuş bir balçık kalıp üstünde kat kat sürülen kauçuğun pıhtılaştırılması ile ayakkabı yapılıyordu. Lateksin bezler arasında kurutulması ile de, su geçirmez bezler üretiliyordu.
İlk olarak 1530'larda bahsedilmeye başlanan kauçuk, daha önceleri bilinmiyordu. Modern kauçuk imalat endüstrisi ise, kauçuğun kükürtle sertleştirilmesi (vulkonizasyon) işlemiyle başladı. Bu endüstrinin gelişmesi, kauçuğun ham maddesinin işlenerek birçok yerde kullanılmasına sebep oldu. 1839-1840 yıllarında Amerika Birleşik Devletlerinde Goodyear, İngiltere'de Hancock, kauçuğu kükürtle birleştirdiler ve sıcakta yapışkan olmayan, soğukta esnekliğini kaybetmeyen bir madde elde edildi. Bugünkü lastik tekerlek sanayinin temelide böylece atıldı.
KAUÇUK'UN TARİHİ
1493 – Amerika'ya yaptığı ikinci yolculuk sırasında Kristof Kolomb, Haiti Adası'nda yerlilerin acayip bir topla oynadıklarını gördü. Bu öyle bir toptu ki yere vurdukça zıplıyordu.
1521 – Meksika'nın İspanyol egemenliği altında bulunduğu yıl­larda bazı ispanyol gezginleri, yerlilerin elastik bir madde kullan­makta olduklarını görmüşlerdi. Avrupa'da da bunlara ait çe­şitli söylentiler dolaşmaya başlamıştı. Yerlilerin renk renk tüyleri, ­bir bitkiden çıkardıkları süte benzeyen beyazımsı maddeyle vücutlarına yapıştırdıkları, böylece büyücü kılığına büründük­leri söyleniyordu. İçine ayaklarını batırıp çıkardıkları bu süt gibi maddenin kuruduktan sonra çarığa benzer bir çeşit ayakkabı biçimini aldığı da dolaşan söylentiler arasındaydı.
1735 – Charles de la Condamine adında bir Fransız, hiçbir Av­rupa'lının karşılaşmadığı bu acayip bitkilerin esrarını çözmek üzere Amazon ormanlarına doğru yola çıktı. Yerliler ağaca 'göz yaşı' anlamına gelen 'heve' yahut 'cao ochu' adını veriyorlardı. Serüvenle dolu bir yolculuktan sonra de la Condamine, bu esrarengiz ağacı buldu. Kabuğunu keserek çıkardığı sütü (Iateks = kauçuk) kurutup bazı modeller yaptı ve Fransa'ya yolladı. O çağın bilim adamları bu acayip cevheri inceleyip çözümlemeye koyuldular.
1763 – Birkaç Fransız kimyacısı cevheri trebentin yağı ve etere batırıp eritmeyi başardılar. Bu yıllarda lateksin, lastik adı altın­da, mürekkep lekelerini kağıt üzerinden çıkarmak için silgi ola­rak kullanılmaya başlandığı görülür.
1793 – Peal adında bir İngiliz, kauçuğu trebentin içinde eriterek su geçirmez bir madde yapma patentini aldı.
1823 – Charles Macintosh adında İskoçya'lı bir kimyacı, su ge­çirmez maddelerin yapım metodunu geliştirdi ve lastik eşya yapmak üzere ilk fabrikayı kurdu. Bugün bile İngiltere'de 'mackintosh' adıyla anılan su geçirmez pardesüler (muşamba) yapılır. Bu ilk lastik eşyanın bazı kusurları vardı: sıcak havaya dayanamayıp eriyor ve çabuk eskiyordu. Soğuk havalarda ise sertleşip esnekliğini kaybediyordu.
1839 – Charles Goodyear adındaki Amerika'lının bir raslantı sonucu bulduğu sistem, lastik sanayinde devrim yarattı. Goodyear, lateksi ısıtıp kükürtle işleyerek daha elastiki ve dayanıklı bir duruma getirdi. Böylece kauçuğa hava şartlarından etkilenmez bir nitelik kazandırdı. Bu işleme, vulkanize etmek denir. Kü­kürtleme işlemi, kauçuğun kullanılış alanlarını genişlettiği gibi fiyatlarını da artırdı. Kauçuk yıllık üretim 30 ton­dan hızlıca 350 tona yükseldi.
1873 – İngiltere hükümeti bir dönem iklim yönünden Amazon ormanlarına benzerlik gösteren sömürgelerinde kauçuk ağaçları yetiştirmeyi düşündü. Farris adında biri, bu ağaçların tekelini bırakmak istemeyen Brezilya Hükümeti gümrüğünden sıyrılarak 2000 kadar Brezilya kauçuk ağacı tohumunu İngiltere'ye kaçırdı. Ama Kalküta'ya getirilen tohumlardan ancak bir düzinesi tuttuğu gibi bunlardan sürgün veren altı tanesi de kuruyup gitti. Bir süre sonra Henry Wickham adında bir İngiliz, Brezilya'dan 70.000 tohum kaçırdı. Seylan'a götürülen bu tohumlardan 2.000 tanesi iklime alışarak gelişti. Bütün bu olaylar bir sır perdesi arka­sında cereyan etti.
1885 – Afrika'da yetişen, Lastik ağacı (Ficus elastica) adlı bir ağaçtan da kauçuk elde edildi. Böylece yıllık üretim 4.000 tona ulaşmış oldu.
1907 – Hiç kimsenin haberi olmaksızın Seylan'da gizli gizli ye­tiştirilen Brezilya kauçuk ağaçlarının tohumları Malezya'ya aktarıldı. H. N. Ridley adındaki İngiliz botanikçisinin çalışmalarıyla elde edilen başarı sonucu yılda 6.000 tonluk kauçuk, Dünya pazarlarına sürüldü. Bu, kolay ve çabuk kazançlar sağlayan Brezilya ve Afrika kauçuk tüccarlarının sonu oldu. Holanda'lıların Endonezya, Amerika'lıların Liberya ve Brezilya, Fransız'ların Çin Hindistanı'nda kurdukları kauçuk ağacı çiftlikleriyle Dünya kauçuk üretiminde uluslararası bir yarış başladı. Motorlu kara araçlarının hızla gelişmesi lastik tekerlek piyasasını iyice canlandırdı. Kauçuk üretimi başlı başına bir tarım endüstrisi halini aldı. Daha yüksek verimli ağaç yetiştirilmesi ve tohumla­rın ıslahı yoluna gidildi. Gerek çiftliklerin işletimi, gerek lateksin toplanmasında daha ekonomik metodlar ortaya konuldu. Bugün ileri endüstri ülkelerinde sentetik kauçuk yapımı gittikçe artmakla birlikte Brezilya kauçuk ağaçlarından çıkarılan doğal kauçuk hala ön planda gelmektedir. Dünya'da Kauçuk Üretiminde Malezya, Endonezya ve Tayland başta olmak üzere Güneydoğu Asya Ülkeleri söz sahibidir.

atatürk

Aydoğdu
Milli çıkarlar ve devlet işlerinde son derece titiz olan, hiç bir mazeret kabul etmeyen Atatürk, çok çalıştığı için kendi sağlığına gerektiği kadar özen gösteremeyen, Yaşayış tarzının sağlığına verebileceği zararlara karşı kayıtsız kalmış, Ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde gören , Türkiye nin kurucusu , liderdir.

kulak itihabı

Aydoğdu
Orta kulak iltihabı (kızarıklık ve şişlik) ve kulak zarı arkasında sıvı birikmesine neden olan bir enfeksiyondur. Herkeste orta kulak enfeksiyonu gelişebilir, ancak altı ila 15 aylık bebekler en sık etkilenir. Her dört çocuktan birinin yaklaşık 10 yaşındayken en az bir orta kulak enfeksiyonu geçirdiği tahmin edilmektedir. Peki, Orta kulak iltihabı nasıl iyileşir? Belirtileri ve tedavisi hakkında Orta kulak enfeksiyonlarının çoğu, soğuk algınlığı gibi bir enfeksiyonun orta kulakta sıvı birikmesine yol açtığında ve Östaki borusunun (orta kulaktan burnun arkasına uzanan ince bir tüpün) şişmesine neden olduğunda meydana gelir. Küçük çocuklar özellikle orta kulak enfeksiyonlarına karşı hassastır. Şimdi, Orta kulak iltihabı nasıl iyileşir?

entegre

Aydoğdu
Sanayi, teknoloji ve planlama alanında birçok sıfat tamlamaları kuran entegre sözü için teklif ettiğimiz karşılık: bütünleşmiş. Örnekler: Bütünleşmiş sanayi, bütünleşmiş tesis, bütünleşmiş devre, bütünleşmiş plan.
0 /

hoşgeldin sefalar getirdin!


Kelebek Sözlük duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağı.

kayıt ol

size daha iyi hizmet sunmak için kelebek sözlük'de çerezler kullanıyoruz. kelebek sözlük sitesini kullanarak çerezlere izin vermektesiniz. detay
x