confessions

hafsa

Yazar - Kelebek

  1. toplam entry 27
  2. takipçi 1
  3. puan 1675

hamam böceği

hafsa
Hamam böceği, Blattodea takımını oluşturan böcek türlerine verilen ad. Takımın isimleri Yunanca blatta sözcüğünden türemiştir. Sözcüğün anlamı "hamam böceği"dir. 6 farklı familyada yaklaşık 4.500 tür bulunmaktadır

kulağa kaçan

hafsa
Kulağakaçan, Karınlarının bitimindeki çatal şekildeki kıskaçlarıyla göze çarparlar. Dermaptera takımındaki bu böcekler hem etçil hem de otçul olarak beslenirler. Yavru bakımı yapan böceklerdir. Kışları ağaç kovukları, taş dipleri, duvar çatlakları gibi kuytu köşelerde geçirirler. Bu yüzden evlerde de görülebilirler.

süt helvası

hafsa
Süt Helvası Tarifi
Dışı tıpkı fırın sütlaç gibi kabuk bağlamış, içi yumuşacık kıvamlı, hafif ve pratik bir tarif yapmak istiyorsanız bu tarifi çok seveceksiniz! İftardan sonra, çayın yanına mis gibi gidecek bu tarifi 15 dakikada hazırlamanız mümkün!
Sevdiklerinizin canı tatlı mı çekti, o halde mutfaktan bekleniyorsunuz! Şimdiden ellerinize sağlık!
KAÇ
KİŞİLİK
6 kişilik

HAZIRLAMA
SÜRESİ
5 dakika

PİŞİRME
SÜRESİ
15 dakika

Süt Helvası Tarifi İçin Malzemeler
4 yemek kaşığı tereyağı
4 yemek kaşığı un
1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilin
1 adet yumurta sarısı
Üzeri İçin:
1 adet muz
1 çay kaşığı tarçın
1 avuç ceviz

Süt Helvası Tarifi Nasıl Yapılır?
Fırını ızgara ayarında 200 dereceye ayarlayın.
Derin bir tencerede, orta ateşte, un ve tereyağına hafif renk aldırıp, kokusu çıkana kadar kavurun.
Üzerine azar azar sütü ekleyin. Hafif kıvam aldığında toz şekeri ekleyin.
Şeker eriyip, boza kıvamına gelince ocağın altını kapatın. Bu esnada çırpmaya devam ederek yumurta sarısı ve vanilini ekleyin.

Tatlıyı fırına atar atmaz, fırının derecesini 220 dereceye getirin ve üzeri kızarana kadar 4-6 dakika arası fırınlayın.
Tatlıyı fırından çıkardıktan sonra ılımaya bırakın. Muz, ceviz ve tarçın ile servis edin.

hava olusumu

hafsa
Yeryüzündeki sular ,Güneş'in etkisiyle buharlaşır ve yükselir. Yükseklerde bulunan soğuk hava Su buharını çok küçük su damlacıklarına ya da buz kristallerine dönüştürerek bulutlar oluşur. ... Su damlacıkları birleşerek büyüyüp ağırlaştığında yağmur olarak yere iner ...

survivor

hafsa
Survivor Türkiye, genel olarak Survivor şeklinde adlandırılan reality yarışma programının dünyada yapılışının 9. senesinde 2005 yılında Türkiye'de ilk olarak Kanal D ve Pelin Akad yapımı olarak sunulan İlk sezon yapım

kurban

hafsa
Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayram. Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günlerine 'Eyyâm-ı nahr' ve bir önceki gün olan Zilhicce ayının dokuzuncu gününe Arife denir.

mekke

hafsa
Mekke ya da Mekke-i Mükerreme, bugünkü Suudi Arabistan'nın tarihi Hicaz'ında Mekke Bölgesi'nin yönetim merkezi olan şehir. Mekke, Arap Yarımadası'nın batısında bulunan eski Hicaz bölgesinde ve Kızıldeniz'in doğusunda yer alır. İslâm dininince en kutsal şehir kabul edilmektedir.

mescid i nebevi

hafsa
Mescid-i Nebevî veya Peygamber Mescidi, Hicret'ten sonra Medine'de İslam peygamberi Muhammed ile arkadaşları tarafından inşa edilen, Muhammed'in kabrinin de içerisinde bulunduğu mescit. "Nebevi" Arapçada "peygambere ait" anlamına gelir, "Mescid-i Nebevî" tamlamasının anlamı ise "Peygamber Mescidi"dir.

kafirun süresi

hafsa
Kâfirûn Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 109. suresi. Sure 6 ayetten oluşur. Mekke'de indiğine inanılır. Sure ismini ilk ayetinde geçen ve kafirler anlamına gelen “Kâfirûn” kelimesinden alır. Sure kafir olan kişilerin durumundan bahseder.

leonardo da vinci

hafsa
Leonardo di ser Piero da Vinci (Bu ses hakkında telaffuz (yardım·bilgi)) (15 Nisan 1452 - 2 Mayıs 1519), Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen, döneminin önemli bir filozofu, astronomu, mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzisyeni, heykeltıraşı, botanisti, jeoloğu, kartografı, yazarı ve ressamıdır. En tanınmış yapıtları Mona Lisa (1503-1507) ve Son Akşam Yemeği'dir (1495-1497). Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapısına değil, çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından ve dehalarından biri kabul edilir.[1]

mona liza

hafsa
Mona Lisa (La Gioconda veya La Joconde olarak da bilinir), İtalya'nın Floransa şehrindeki Rönesans sırasında Leonardo da Vinci tarafından kavak bir pano üzerine Sfumato tekniği ile resmedilmiş 16. yüzyıl yağlı boya portresidir. Resim halen Paris'teki Louvre Müzesi'nde Francesco del Giocondo'nun karısı, Lisa Gherardini Portresi başlığı altında sergilenmektedir. Tabloda oturmuş bir kadın resmedilmiştir, kadının yüzünün kime ait olduğu hala gizemini korumaktadır.[1] Yüz ifadesindeki belirsizlik, kompozisyonundaki anıtsallık, atmosferdeki ilginçlikler, tablo hakkındaki çalışmaları devam ettirmektedir.[2] Bu tablo, geniş ölçüde tanındı; karikatürleri yapıldı, araştırıldı ve Louvre Müzesi'nin en önemli eserlerinden olarak düşünüldü

manda yoğurdu

hafsa
Manda doğu Asya ülkelerinde bulunan bir sığır cinsidir. Ana vatanı olarak Hindistan ve Çin gibi ülkeler gösterilir. Manda ortalama ağırlığı 800 kg bulan, erkeklerinde ve dişilerinde boynuz bulunan, sığırlara göre daha kalın deriye sahip sığır ailesinden bir türdür. Mandanın halk dilindeki adı ise “Camış”tır. Eski dönemlerde yük taşımacılığı gibi birçok alanda kullanılan Mandalar günümüzde pek rağbet görmüyor. Bazı illerde hala hayvancılığı yapılan Mandacılık bugün devlet destekli projelerle sürdürülüyor. Özellikle çamur banyosu ve su birikintileri seven bu sığır cinsi, çok besleyici bir süte sahiptirler. Manda yoğurdu içerisinde bulunan besleyici mineraller sayesinde her türlü besin ihtiyacını karşıladıkları için günde bir bardak Manda sütü vücudun temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Ülkemizde besicilik olarak değil de daha çok süt hayvancılığı olarak bulundurulan manda, bakımı zor olduğu için pek tercih edilmemektedir. Manda geniş otlak arazilere ve sulu bölgelere ihtiyaç duyar. Ülkemizde beli başlı şehirlerde mandacılık yapılmaktadır. Bunlar Tokat, Çorum, Sinop, Afyon, Samsun, Balıkesir gibi illerde azda olsa devam etmektedir. Manda yoğurdu aynı şekilde birçok hastalığa da şifa veriyor. Halk arasında sarılık ve şeker hastalığı gibi hastalıklara iyi geldiği söylenen Manda sütü, çeşitli üniversite ve araştırma kurumlarının araştırmalarına göre ise pek çok hastalık için çok faydalı bir ürün. Manda sütü içerisinde bulunan yağ asidinden dolayı bu sütten yapılan ürünlerin gelişme çağındaki çocuklar ve ileri yaştaki yaşlılar için çok önem taşıyor. Kemik gelişimi ve daha geç yaşlanmayı sağlaması ise bu sütün bir başka vazgeçilmez özelliğidir. Manda sütünden elde edilen peynirlerin çok beyaz olması bazı firmalar tarafından özellikle kullanılmasına neden oluyor.

ettehiyyatu

hafsa
Duanın Türkçe anlamı ise şöyledir;
Allah'ın selâmı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selâm bizim üzerimize ve Allah'ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O'nun kulu ve Peygamberidir

bebek ve mama sandalyesi

hafsa
Ama tabii bu, ipleri tamamen bebeğin eline bırakmak gerektiği anlamına gelmez. Bebeğinizin 6-7 aylıkken kullanmaya başlayabileceği mama sandalyesi, 36. ayına dek kendisine eşlik edebilir. Bebeğiniz için artık dik bir biçimde oturabildiği ve aynı zamanda ek gıdalara geçiş süreci olarak da tanımlanan bir süreçtir bu

ramazan

hafsa
Müslümanlara Kur'an'ın ilk ayetlerinin vahyedildiği Kadir Gecesi bu ayın içindedir. Hangi gün olduğu bilinmemekle birlikte Ramazan ayının 27. gecesi Kadir Gecesi olarak kabul edilir. Kadir gecesi ile ilgili Kur'an'ın 97. süresi olan Kadir Suresinin ilk üç ayetinde Şüphesiz, biz O'nu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır denmektedir. Ramazan orucunun tutulduğu bu ay boyunca gündoğumundan önceki alacakaranlık ile günbatımından sonraki alacakaranlık arasında yemek-içmek ve cinsel ilişkide bulunmak Müslümanlara yasak kılınmıştır. Mükellef olan Müslümanların Ramazan orucunu tutması farzdır.[7].[8]. Bakara Suresi'ne göre Kur'an'ın İslam peygamberi Muhammed'e gönderilmesi Ramazan ayında başlamıştır ve bu ay içinde "oruç" tutmak müslümanlara emredilmiştir. İlgili ayet şöyledir:

“ O Ramazan ayı ki irşad için, hak ile batılı ayırt eden, hidayet ve deliller halinde bulunan Kur'an onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diliyor, zorluk dilemiyor. Bir de o sayıyı tamamlamanızı ve size gösterdiği doğru yol üzere kendisini yüceltmenizi istiyor. Umulur ki, şükredesiniz! (Bakara 185) „
Ramazan ayında oruç tutanların imsak saati yani sabah namazı vakti girmeden önce belirli saatte yedikleri yemeğe ve bu yemeğin yendiği zaman aralığına sahur denir. Gün sonunda akşam ezanı okununca orucun açılmasına ve bu esnada yenen yemeğe iftar denir.

üç aylar

hafsa
Üç aylar veya Mubarek üç aylar, Hicri takvim'de mukaddes olan Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır.[1] Faziletli sayıldığı için ibadetler artırılır, günahlardan en azından saygıdan dolayı sakınılır ve Ramazan ayına hazırlık yapılır.[2] Hadise göre Recep Allah'ın ayıdır, Şaban Peygamber Muhammed'in ayıdır, Ramazan da ümmeti'nin ayıdır.[3] Ayrıca, Recep Regaib Kandili ve Mirac Kandilini, Şaban Beraat Kandilini ve Ramazan Kadir Gecesini barındırır.[4]

rota virüsü

hafsa
Rota virüs hastalığının belirtileri genellikle ishal, kusma, ateş şeklinde bulgularla başlar. Bazı durumlarda şiddetli su kaybı ve hayati tehlike olabilir. Rota virüs hastalığına yakalanan bazı bebeklerde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Belirtiler genel olarak virüse maruz kaldıktan 1 ila 3 gün kadar sonra ortaya çıkar. Rota virüsüne bağlı enfeksiyon her yaşta görülse de, en sık ilk 5 yaş altındaki çocuklarda ortaya çıkıyor. Özellikle 6-15 ay arası en sık görülen ve daha ağır seyredebilen dönemidir. Bebek ve çocuklarda aşırı su kaybına neden olan ishaller, hava sıcaklıklarının düşmesi ile birlikte çocuklarda ağızla bulaşan ve salgınlara neden olabilen bu tip ishal ile seyreden vakalar, gerekli önlemler alınmadığında ölümcül olabiliyor. Rota virüs hastalığı genelde kış döneminde ortaya çıkmaktadır. Tekrarlayan kusma ve ishal, rota virüsün önemli belirtileri arasında yer alıyor.

rezene

hafsa
REZENE ÇAYININ FAYDALARI

Rezene çayının sağlık için faydalarından bazıları şunlardır:

* Rezene tohumu sindirime etkili bir yardımcıdır. Gastrointestinal sistemdeki düz kasların gevşemesine ve gazı, şişkinliği ve mide kramplarını azaltmasına yardımcı olabilir. Rezene tohumlarından yapılan çaylar, irritabl bağırsak sendromu, ülseratif kolit, Crohn hastalığı ve gastrointestinal sistemi etkileyen diğer durumların neden olduğu mide kas spazmlarını tedavi etmek için kullanılabilir.

* Rezene yapısındaki potasyum sayesinde gerilmiş damarları rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Tansiyonu dengeleyerek kontrol altında tutar.

* Rezene çayı antimikrobiyal ve antiviral bir ajandır. Soğuk algınlığı hissediyorsanız, rezene çayı içmek vücudunuzun bağışıklık sisteminize saldıran patojenlere karşı savaşmasına yardımcı olabilir.

* Rezene mükemmel bir lif kaynağıdır. Lif, kolesterolün yeniden emilimini önler ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar. Ayrıca zengin bir potasyum kaynağı olan rezene, kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olur ve sodyumun istenmeyen etkilerine karşı koyar. Bu, hipertansiyonu ve nihayetinde kalp hastalığını önler.

* Rezene, bağışıklık sistemini güçlendiren güçlü bir antioksidan olan mükemmel bir C vitamini kaynağıdır. Rezene ayrıca T hücrelerinin üretimini uyarabilen selenyum da içerir. Ayrıca bağışıklığı daha da geliştirmeye yardımcı olan antimikrobiyal özelliklere sahiptir.

* Rezene tohumu ekstrelerinin glokom tedavisinde potansiyel olarak yararlı olduğu bulunmuştur. Rezene çayını doğrudan göz damlası veya kompres olarak uygulayın.

* Rezene çayı kilo vermek isteyenlerin tüketmesi gereken bir içecektir. Metabolizmayı hızlandırarak yağ yakmayı kolaylaştırır.

* Rezene çayı, iyi uyku için hayati önem taşıyan bir kimyasal olan melatonin bakımından zengin olduğu için mükemmel bir gece çayıdır. Çayın sindirime yardımcı olduğu, vücudu rahatlattığı ve stres seviyelerini düşürdüğü için rahat bir uyku uyumanıza yardımcı olur.

* Mükemmel bir antimikrobiyal ajan olan rezene, diş eti iltihabının tedavisine yardımcı olur.

yürüteç

hafsa
Bebeklerde Kafa Travmalarının En Sık Nedeni Yürüteç Kazaları
Bebeğinizin kendi başına ayakta durmayı öğrenip yürümesi hem sizin için hem de onun için son derece heyecan verici bir gelişmedir. Bir yaşından iki yaşına uzanan zaman diliminde doğduğunda refleksif hareketlere sahip olan bebek yürüme becerisini kazanarak çevresi etrafında hareket eden bir bebeğe dönüşür. Bebeklikteki bu gelişme, hareketlerle ilgili gelişimdir ve “motor gelişim” olarak adlandırılır. Motor gelişim, olgunlaşma ve öğrenme yoluyla gerçekleşir. Bebeğin bedenini kontrol edebilmesi hem bedenin yeterli olgunluğa ulaşmasına hem de öğrenmeye bağlıdır. Yürüme, konuşma, bağırsaklarını ve idrar torbasını kontrol etme, elle tutma ve el kontrolü gibi beceriler temelde olgunlaşmaya dayalı motor becerilerdir. Bu olgunlaşma süreçlerini hızlandırma ya da geciktirmede çevresel koşulların etkili olduğunu bilinmektedir.

Hareket Etmesine Pek İzin Verilmeyen Çocuk Geç Yürüyebilir
Serbestçe hareket etmesine, çeşitli oyuncaklarla oyun oynamasına fırsat verilen bebeklerin motor becerileri daha hızlı gelişmektedir. Hareket etmesine pek izin verilmeyen, az ilgi gösterilen ve büyük ölçüde zamanını karyolasında geçiren bebekler normalden daha geç yürüyebilmektedir.

Bebeklerin yürüme sürecinde en sık tartışılan konulardan biri de yürüteç kullanımıdır. Aileler özellikle 4-7. aylar arasında, biraz da çevrenin baskısıyla çocuklarına yürüteç alırlar ve kullandırırlar. Yürüteç bebeğin doğal yürüme dönemleri sırasında (refleksler dönemi, tam basamadığı çökme dönemi, tekrar ayakları üzerine bastığı istemli ayağa kalkma dönemi ve sıralama - yürüme dönemleri) duraklamaya ve kesintiye neden olur. Yürütecin bebek için olumsuz etkileri şu şekilde sıralanabilir:

Vücudu daha yerçekimine karşı dik durmaya hazırlıklı olmadığından yığılarak duracağı için kifoz ya da skolyoz gibi omurga eğriliklerine neden olabilir.
Ayak yapısı daha hazır olmadan bastırıldığı için ayak deformiteleri oluşabilir.
Kalça yapıları tam gelişmeden, tüm vücut ağırlığının simetrik ya da asimetrik olarak kalçalara yüklenmesi sonucu kalça problemleri oluşabilir.
Bebek yürüteçte aslında yürümez, ayakları ile iteleme yapar. Bacak boyu kısa geldiği ve tam basmayı bilemediği için parmak ucuna basar ve bu alışkanlığa neden olabilir . Böylece yürüdüğü zaman parmak uçlarında yürüyebilir.
Bebeğini kaşla göz arasında masa örtülerini tutup çekerek masa üzerindeki ağır cisimleri üzerine düşürür veya akla gelmedik binbir türlü tehlikeye maruz kalabilir. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan araştırmalarda 1-12 ay arasında geçirilen kafa travmalarının nedenleri arasında, %90 oranında yürüteç kazaları tesbit edilmiştir.
Bebek kısıtlı bir mekanda kaldığı için de psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkiliyebilmektedir.
İşte bu nedenlerden dolayı bebeğinizin fiziksel, zihinsel ve psikolojik açıdan sağlıklı bir yapıya sahip olmasını istiyorsanız YÜRÜTEÇ KULLANDIRMAMANIZI tavsiye ederiz. Bunun yerine bebeğinizin yere konulan bir örtünün üzerinde özgürce oynamasına ve gelişmesine yardımcı olun. Çocuğun yürümeyi öğrenmesi için oyuncak pusetini itmeye çalışması veya bir iskemleyi itmesi daha faydalıdır.

guslün farzları

hafsa
Hanefî'de:
1- Ağzın içini yıkamak,
2- Burnun içini yıkamak,
3- Bedenin her yerini yıkamak. [Göbek içini, bıyık, kaş ve sakalı ve altlarındaki derileri ve baştaki saçları yıkamak farzdır. Gözleri ve kapalı küpe deliğini yıkamak gerekmez.]

Mâlikî'de:
1- Niyet,
2- Bedenin her yerini yıkamak,
3- Delk,
4- Muvalat,
5- Saçları hilâllemek.

Şâfiî'de:
1- Niyet,
2- Bedenin her yerini yıkamak. [Bazı kitaplarda, Şafii'de guslün farzı üçtür deniyor. Bedendeki necaseti temizlemeyi de ekliyorlar. Beden yıkanınca, necaset de temizlenmiş olacağı için, guslün farzına iki denmesinin mahzuru olmaz.]

Hanbelî'de: Guslün farzı birdir, bu da bütün vücudu yıkamaktır. Bu, guslün rüknüdür. Yani guslün içindeki farzdır. Gusle başlarken, niyet etmek ve Besmele çekmek de farzdır. Ağzın ve burnun içi, bedenin dışı sayıldığı için, buraları da yıkamak farzdır. Bunlar da ilave edince, guslün farzı 5 oluyor:
1- Niyet etmek,
2- Besmele çekmek,
3- Bedenin her yerini yıkamak,
4- Ağzın içini yıkamak,
5- Burnun içini yıkamak

cilt kuruluğu

hafsa

Cilt kuruluğu nedir?
Cilt kuruluğu ya da tıbbi adıyla kserozis, cildin en yüzeyel tabakası olan epidermiste uygun miktarda su bulunmamasıyla karakterize çok yaygın bir cilt sorunudur. Erkekleri ve kadınları eşit şekilde etkilemekle birlikte yaşlı bireylerde görülme sıklığı daha fazladır. Eller, dirsekler ve dudaklar gibi alanlar cilt kuruluğundan daha fazla etkilenme eğilimindedir.

Cilt kuruluğu neden olur?
Kuru hava koşullarına, sıcak suya ve bazı kimyasallara maruz kalmak cildin kurumasına neden olabilir. Cilt kuruluğu aynı zamanda altta yatan tıbbi durumlardan da kaynaklanabilir. Genellikle çevresel bir nedenden kaynaklanır. Kuru cildin olası nedenleri arasında şunlar sayılabilir;

Hava şartları. Cilt, sıcaklık ve nem seviyelerinin düştüğü kış aylarında en kuru olma eğilimindedir.
Isınma şekli. Kalorifer, odun sobası, yerden ısıtma cihazları ve şömineler nemi azaltır ve cildi kurutur.
Sıcak banyolar ve duşlar. Uzun süreli sıcak duşlar veya banyolar cildi kurutabilir. Özellikle yoğun klorlu havuzlarda yüzmek de önemli bir kuruluk nedenidir.
Sert sabun ve deterjanlar. Pek çok sabun, deterjan ve şampuan türü ciltteki nemi ve yağı gidererek kuruluğa neden olur.
Yeterli sıvı alınmaması. Her gün yeterli miktarda su içmek cildin nemini koruması için gereklidir.
Diğer cilt rahatsızlıkları. Atopik dermatit veya sedef hastalığı gibi cilt rahatsızlıkları olan kişiler kuru cilde eğilimlidir.
Bazı ilaçlar. Cilt kuruluğu bazı ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkabilir.
Dermatit, aşırı kuru cilt ile karakterize bir grup cilt hastalığı için kullanılan tıbbi bir terimdir. Ciltte kuruluğa neden olan farklı dermatit türleri vardır. Aşağıda bunlardan daha ayrıntılı olarak söz edilmiştir.

Kontakt dermatit
Kontakt dermatit, cilde çeşitli maddelerin teması sonucu ortaya çıkar. Cilt bu maddelere reaksiyon göstererek temas eden bölgede lokalize iltihaplanma geliştirir. Cilt çamaşır suyu, kireç çözücü gibi aşındırıcı bir kimyasal maddeye maruz kaldığında tahriş edici kontakt dermatit ortaya çıkar. Alerjik kontakt dermatit ise kişinin nikel gibi alerjik olduğu bir maddeye maruz kaldığında ortaya çıkabilen dermatit türüdür.

Seboreik dermatit
Seboreik dermatit, ciltte çok fazla yağ üretimi olduğunda ortaya çıkan bir dermatit türüdür. Genellikle kafa derisinde kırmızı ve pullu döküntüler ile karakterizedir ve bebeklerde sık görülür. Yüz, göğüs ve sırtta beyaz, kabuklu yama tarzı lekelenme tipiktir.

Atopik dermatit
Atopik dermatit, egzama olarak da bilinir. Ciltte kuru ve pul pul lekelerin oluşmasına neden olan kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Küçük çocuklar arasında yaygındır ve genetik yatkınlığı olanlarda daha yaygındır. Sedef hastalığı ve tip 2 diyabet gibi farklı tıbbi durumlar da cilt kuruluğuna neden olabilir.

Kimlerde cilt kuruluğu görülür?
Cilt kuruluğu herkeste görülebilen bir durumdur. Fakat bazı risk faktörleri ciltte hassasiyete neden olarak kuruluk gelişme riskini artırır. Cilt kuruluğu riskinde artışa neden olabilen faktörlerden bazıları;
Yaş: Gençlere göre daha yaşlılarda ciltte kuruluk problemi daha yaygındır. Yaş ilerledikçe ciltte bulunan gözenekler doğal olarak daha az yağ üretir ve bu da riskte artışla sonuçlanır. 40 yaşını geçmiş bireylerin %50'den fazlasında cilt kuruluğu görülür.
Tıbbi geçmiş: Ailede egzama, alerjik kontakt dermatit veya diğer alerjik hastalık öyküsü olan bireylerin bu cilt problemlerini geliştirme, dolayısıyla da ciltte kuruluk şikâyeti yaşama olasılıkları daha yüksektir.
Meslek: Hemşirelik, kuaförlük gibi suyla ve kimyasal maddelerle temasın fazla olduğu meslek gruplarında cilt kuruluğu sıklıkla görülen bir şikâyettlr.
Banyo alışkanlıkları: Sık sık banyo yapan veya duş esnasında çok sıcak su kullanan bireylerde ciltte kuruluk şikâyeti daha sık görülür.
Kuru, soğuk veya düşük nemli iklimlerde yaşayanlar: Cilt kuruluğu nem seviyelerinin nispeten düşük olduğu iklimlerde daha sık görülür. Özellikle çeşitli nedenlerle soğuk havada çok vakit geçiren kişilerde daha yaygındır.
Cilt kuruluğu belirtileri nelerdir?
Cilt kuruluğu genellikle geçici bir durumdur. Fakat bazı bireylerde ömür boyu devam eden kronik bir rahatsızlık da olabilir.

Cilt kuruluğunda görülebilen belirtiler yaş, genel sağlık durumu, yaşanılan yer, dışarıda geçirilen zamana ve sorunun nedenine bağlı olarak değişiklik gösterir. Cilt kuruluğunda, aşağıdaki belirtilerden bir veya daha fazlası görülebilir:

Özellikle duştan, banyo yaptıktan veya yüzdükten sonra ciltte gerginlik hissi
Ciltte pütürlü bir görünüm
Kaşıntı
Ciltte soyulma ve pullanma
İnce çizgiler veya çatlaklar
Kızarıklık ve döküntüler
Kanayan derin çatlaklar
Kaşımaya bağlı izler ve renk değişikliği
Çoğu kişide görülen cilt kuruluğu şikâyetleri yaşam tarzı değişiklikleri ve evde kullanılan nemlendirici krem ve losyonlara iyi yanıt verir. Fakat bazen daha dirençli olabilir ve kendi çabalarıyla geçmeyebilir. Aşağıdaki durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurmak tedavi için gereklidir;

Kişinin büyük çaba göstermesine rağmen kuruluk şikâyeti geçmiyorsa
Kurulukla birlikte kızarıklık da varsa
Kuruluğa bağlı görülen kaşıntı uyumaya engel olacak kadar fazlaysa
Açık yaralar geliştiyse
Çizik ve çatlaklar enfekte olduysa
Geniş alanlarda soyulma ve pullanma varsa
Cilt kuruluğu hangi bölgelerde görülür?
Vücudun tüm bölgelerinde cilt kuruluğu görülebilmekle birlikte bazı vücut bölgeleri kuruluğa daha eğilimlidir.

DİRSEKLER
Dirseklerde özellikle kış soğuklarında fazladan kuruma eğilimi görülür. Bu bölgedeki cilt, özellikle kazak kollarına ve çalışma masası gibi yüzeylerde sürtünmeye maruz kaldığı için kuruluk, sertlik ve kalınlaşma sıktır.

ELLER
Cilt kuruluğunun en sık görüldüğü bölgelerden biri de ellerdir. Özellikle bulaşık yıkarken ve kimyasal temizlik malzemeleri kullanımı sırasında eldiven kullanılmaması kuruluğu tetkikler.

GÖZ KAPAKLARI
Göz altları sıklıkla kuruluğa eğilimli bir alan olarak düşünülür. Ancak nadiren göz kapakları göz önünde bulundurulur. Göz kapaklarında gelişen kuruluk, alkol veya diğer sert kimyasallar içeren makyaj temizleyici kullanımı nedeniyle gelişir.

DUDAKLAR
Özellikle serin mevsimlerde dudakların kuruması ve çatlaması çok kolaydır. Soğuk hava dışında dudaklardaki kuruluk ve çatlamanın bir dehidrasyon belirtisi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu sebeple gün boyunca her zaman bol miktarda su içtiğinden emin olmak ve dudaklar için nemlendirici balsam kullanmak kuruluk ve çatlamayı önlemede etkilidir.

Cilt kuruluğunu önlemek için neler yapmalı?
Ciltte kuruluk gelişmesini önlemek için atılabilecek en önemli adımlar yaşam tarzı değişiklikleri ve nemlendirici krem kullanımı şeklinde sıralanabilir. Aşağıdaki ipuçlarını takip etmek bu problemi önlemeye yardımcı olabilir;

Günde en az 2,5-3 litre sıvı tüketilmelidir.
Nemlendirici kullanımı ihmal edilmemelidir. Nemlendiriciler cildi kaplayarak suyun ciltte hapsedilmesini sağlar.
Cildin nemini kaybetmemesi için suya maruz kalmayı sınırlandırmak önemlidir. Bu sebeple banyo ve duş süresini 10 dakika veya daha kısa tutmak ve ılık suyla banyo yapmak iyi olacaktır. Ayrıca günde bir defadan fazla banyo yapmamaya çalışmak cilt sağlığını korumak açısından önemlidir.
Ciltte kuruluk yapan sabunlar yerine temizleyici kremler, yumuşak cilt temizleyicileri ve ilave nemlendirici içeren duş jelleri kullanmak faydalı olabilir.
Cilt soğuk havalardan korunmalıdır. Kışın dışarı çıkarken atkı, şapka ve eldiven kullanımı ihmal edilmemelidir.
Ellerin suyla temasını gerektiren bulaşık yıkama ve temizlik sırasında lastik eldiven giyilmelidir. Özellikle sert temizleyiciler kullanılıyorsa mutlaka giyilmelidir.

DERMATOLOJİ (CİLDİYE) 19.3.2019 128485
Hasta Rehberi
Kurumsal
Online İşlemler
MedicalPark Mlpcare İstinye Üniversitesi Liv Hospital VM Medicalpark Medical Park Evde
Gizliliğiniz bizim için önemlidir. 6998 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Hakkında Bilgilendirmeye buradan ulaşabilirsiniz.
Copyright © 1993- 2020 Medical Park Hastaneler Grubu

Hızlı Ra

buzuki orhan

hafsa
lakaplı ünlü müzisyen orhan osman'ın, kolik hastası bebekler için hazırladığı albüm. aynı zamanda "yeni doğan bebekleri rahatlatan albüm" ismiyle de anılıyor ve hem müzik marketlerde hem de eczanelerde satışa sunuluyormuş.

anne karnından çıktığı ilk anda adaptasyon sorunu yaşayan bazı bebeklerde meydana gelen koliğin müzik yardımıyla çözüme ulaşabileceğini düşünen orhan osman, ilk bebeklerinin de kolik hastası olması sebebiyle bu albümü hazırlamış.

albüm öncesi fön makinası, elektrik süpürgesine başvuran aileler albüm oluşumuyla rahatlamışlar. aynı zamanda tıp tarafından da desteklenen çalışmada, ana rahmi sesiyle müzik birleştirilmiş, white noise (beyaz gürültü) olarak adlandırılan frekanslarla zenginleştirilmiş, bebeği kriz anında birden sakinleştirerek, belli bir süre içinde rahatlatacak ve sonrasında da uykuya dalmasını sağlayacak süre çalışmaları yapılmış. bebeği rahatlatan ancak yetişkinler için dinlenmesi zor olan bu frekansların altına müzik konarak aileler için de rahatlatıcı bir hale getirilmiş.

bu sebeple, ebeveynler gönül rahatlığıyla bebeklerine bu albümü dinletebilirler.

burun aspiratoru

hafsa
Burun Aspiratörü Nasıl Kullanılır ?
Bebeğinizin burnu sık sık tıkanıyor mu? Özellikle sabah kalktığında bebeğinizin burnundan nefes almakta zorlandığını mı gözlemliyorsunuz? Endişe edilecek bir durum olmamakla birlikte, bu belirtiler bebeğinizin burun temizliğini düzenli bir şekilde yapmanız gerektiğini göstermektedir.

Bebeğinizin burnu sık sık tıkanıyor mu? Özellikle sabah kalktığında bebeğinizin burnundan nefes almakta zorlandığını mı gözlemliyorsunuz? Endişe edilecek bir durum olmamakla birlikte, bu belirtiler bebeğinizin burun temizliğini düzenli bir şekilde yapmanız gerektiğini göstermektedir. Peki, bebeğiniz size yardım edemezken, hatta sümküremezken burnunu nasıl temizleyeceksiniz? İlk bakışta zor bir işlem gibi görünse de bebek burun temizleyicisi en büyük yardımcınız olacaktır. Özel olarak dizayn edilen ve üretilen bu ürün sayesinde bebeğinizin burnunu, ona hiçbir rahatsızlık vermeden basit bir şekilde temizleyebilirsiniz.

Burun aspiratörü olarak da bilinen bu ürün, bebeğinizin narin burun yapısı dikkate alınarak tasarlanmıştır. Silikondan yapılan burun aspiratörü, yumuşak dokusu sayesinde bebeğinizin burnunu tahriş etmez, kullanım sırasında bebeğe herhangi bir sıkıntı yaşatmaz. Ayrıca, ergonomik yapısı sayesinde rahat kullanılır ve hızlıca temizlenebilir.

Burun temizlemede takip edilecek aşamalar nelerdir?
Burun aspiratörünün temel fonksiyonu, bebeğin burnunda yer alan fazla mukusun çekilerek, bebeğin solunumunu rahatlatmaktır. Aşağıdaki adımları takip ederek, burun aspiratörü yardımıyla bebeğinizin burnunu rahatça temizleyebilirsiniz.
- Bebeğinizin burnu eğer çok tıkalı ise serum fizyolojik ya da okyanus suyu yardımı ile burun içinin nemlendirilmesi sağlanmalıdır.
- Burun aspiratörü ilk kez kullanılacak ise kullanmadan önce ürünün sabun ve sıcak su ile yıkanarak temizlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, her kullanımdan sonra da burun aspiratörünün sterilizasyonu sağlanmalıdır.
- Bebeğin burnunu temizlemek için burun aspiratörünün ucu, bebeğin her iki burun deliğine de sırasıyla nazikçe yerleştirilir. Ardından çok fazla güç uygulamadan, yine nazik bir şekilde burun içindeki fazla salgılar aspiratör yardımıyla çekilir
- Bu işlem gün içerisinde, bebeğin burnunun tıkanma sıklığına göre yeniden tekrarlanabilir.

Burun aspiratörü doğru şekilde kullanılırsa bebeğe sağladığı fayda oldukça büyüktür. Burnu tıkanmayan ve rahat nefes alabilen bebeğin uykusu düzene girecek, huysuzluğu azalacak, hatta beslenmesine bile olumlu yansımalar olacaktır. Bununla birlikte, solunum yolları açık olan bebek, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı daha dirençli bir yapı kazanacaktır.

Bebekler için burun temizleyicisi, doğru biçimde ve ihtiyaç duyulduğunda kullanıldığı takdirde, annelerin vazgeçilmez bebek ürünlerinden biri haline gelecektir.

namaz abdesti

hafsa
Abdest almaya başlamadan önce "Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya" diye niyet ederiz.
Elleri yıkama
"Eûzübillahimine şşeytanirracim-Bismillahirrahmanirrahim" Önce eller bileklere kadar ve parmak araları da ovuşturularak üç defa yıkanır.
Ağza su verme
Sağ elimize üç defa su alarak ağzımıza veririz. Her su alışta ağzımızı çalkalayarak ağızdaki suyu dökeriz.
Buruna su verme
Tekrar avucumuza su alarak üç defa burnumuza veririz. Sol el ile de sümkürür temizleriz.
Yüzü yıkama
Sonra iki avucumuza su alarak saç bitiminden çene altına kadar yüzümüzü üç defa yıkarız.
Sağ kolu yıkama
Önce sağ kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.
Sol kolu yıkama
Sonra sol kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.
Başı mesh etmek
Sağ elimizle başımızın dörtte birini mesh ederiz. Yani sağ elimizi ıslatıp başın dörtte birini sıvazlayarak ıslatırız.
Kulakları mesh etmek
Her iki eli de ıslatıp serçe parmaklarımızla kulaklarımızın içini mesh ederiz. Kulakların arka kısmını ise baş parmaklarımızla mesh ederiz.
Boynu mesh etmek
Sonra baş ve serçe parmaklarımızı kullanmadan işaret, orta ve yüzük parmaklarımızın dışı ile boynumuzu da mesh ederiz.
Ayakları yıkama
Ayaklara gelince, parmaklardan başlayarak önce sağ sonra sol ayağımızı topuk kemiği ile beraber üçer kez yıkarız.

Ayaklarımızı yıkarken parmak aralarımızın iyice yıkanmasına dikkat etmemiz gerekir.

alerjik rinit

hafsa
Alerjik rinit belirtileri nelerdir?

Alerjik rinit belirtileri; hapşırma, gözlerde, burunda kaşıntı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve bazen baş ağrısı olarak sıralanıyor. Bazı hastalarda işitme problemleri, boğaz ağrısı, ses kısıklığı ve öksürük görülebiliyor. Alerji yakınmaları bazı kişilerde bütün bir yıl boyunca sürerken, bazılarında belli mevsimlerde artış gösteriyor. Mevsimsel alerjik rinit ya da bahar nezlesi olan kişilerin yakınmaları ilkbahar ve sonbahar aylarında ortaya çıkıyor. En sık neden olan alerjenler; çim, ağaç ve yabani ot polenleri. Yıl boyu alerjik rinit yakınması olanlarda ev tozu akarı, küf mantarları ve hayvan tüyleri en sık rastlanılan alerjenler. Diğer taraftan hava kirliliğinin alerji yakınmalarını arttırdığını gösteren çalışmalar da bulunuyor. Bu konuda İstanbul'da yapılan bir araştırmada, hava kirliliği olan bölgelerde alerji yakınmalarının daha fazla olduğu tespit ediliyor.
0 /

hoşgeldin sefalar getirdin!


Kelebek Sözlük duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağı.

kayıt ol

size daha iyi hizmet sunmak için kelebek sözlük'de çerezler kullanıyoruz. kelebek sözlük sitesini kullanarak çerezlere izin vermektesiniz. detay
x